Ersan Şen Hukuk ve Danışmanlık - İstanbul Sözleşmesi ve İHAM′ın Güncel Yaklaşımına Dair Derleme

Av. Nilüfer Yenice

İstanbul Sözleşmesi ve İHAM′ın Güncel Yaklaşımına Dair Derleme
30.06.2021 / Nilüfer Yenice

İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi doğrudan kadını koruyan bir metin değildir. Ancak Mahkeme içtihatla, kötü muameleye karşı genel yasaklayıcı hükümler ve özel hayata saygı hakkı ile kadına karşı ayırımcılık hususunda koruma mekanizmaları geliştirmiş, önemli standartlar oluşturmuştur. 2010 yılında ilk defa Mahkeme, kadın ticaretinde Rantsev davasını (Kıbrıs ve Rusya’ya karşı, 25965/04, 07.01.2010) ele almıştır. Dava insan kaçakçılığından mağdur olan genç bir kadınla ilgili olup, Kıbrıs otoritelerinin insan tüccarlığıyla mücadele etmek için uygun bir düzenleme yapmaması ve mağdurların korunması için somut tedbirler almaması ve Rusya’nın da genç bir kadının insan tüccarları tarafından kendi ülke toprakları üzerinde işe alınmasıyla ilgili etkili bir soruşturma yapmaması ihlal gerekçesi kabul edilmiş ve Mahkeme kadın ticaretinin insanlık onurunu ve temel özgürlükleri tehdit ettiğine karar vermiştir. İhlal kararı, kadının “eşya/mal” gibi alınıp satılamayacağını çok açık bir şekilde göstermiş ve bu yönüyle tarihe geçmiş bir karardır.

2000’li yıllarda çağdaş Avrupa toplumlarında kadına yönelik şiddet konusuyla ilgili hukukta/mevzuatta zorlu problemlerin varlığına dair bir farkındalık başlamıştır. 2009 yılında ise Mahkeme Diyarbakır’da yaşanan aile içi şiddet vakası ile ilgili Opuz/Türkiye kararını vermiştir. Bu davada Mahkeme, boşanmak isteyen bir kadının devlet makamlarınca şiddet sicili bilinen eşi tarafından öldürülmesi sürecinde idari ve adli makamların isteksizliğine dikkat çekmiş, ciddi aile içi şiddete karşı adli sistemin uygun bir çözüm sunmaması sebebiyle ihlal kararı vermiştir. Mahkeme bu vakada kadının endemik bir ayırımcılığa maruz kaldığı tespitini yaparak İHAS m.2 ve 3’e ilaveten 14. maddenin de ihlal edildiğine karar vermiştir. Opuz kararı ile İstanbul Sözleşmesi’ne Avrupa Konseyi düzeyinde uyum sağlanması kategorize edilmiş ve aile içi şiddetin esas olarak kadınları etkilediği, Türk makamlarının genel ve ayrımcı pasifliklerinin aile içi şiddeti teşvik eden bir atmosfer yarattığı sonucuna varılmıştır. Başvurucu ve annesine karşı gösterilen şiddet “cinsiyete dayalı” bir şiddet olarak değerlendirilmiş ve kadına karşı bir çeşit ayrımcılık oluşturduğu kabul edilmiştir. Hükümet tarafından dava tarihi itibariyle yürütülen reformlara rağmen, Opuz davası adli sistemin genel pasifliği ve saldırganların cezadan muaf olması aile içi şiddeti çözmeye uygun adımın atılmasında devlet makamları tarafından gereken sorumluluğun alınmadığını göstermiştir. Türkiye 11 Mayıs 2011'de İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ve 24 Kasım 2011'de parlamentosunda onaylayan ilk ülkedir, ancak Sözleşmeyi 10. yıldönümünde feshetmiştir.

Kadına karşı şiddet bir veya iki ülkeyle sınırlı olmadığından, Mahkeme hızlı bir şekilde uygulanabilir bir içtihat geliştirmiştir; örneğin Buturuga/Romanya (56867/15, 11/02/2020) davasında başvurucu ülkesinde yürütülen ceza soruşturmasından netice alamamış ve Mahkemeye başvurmuştur. Bu hususta Romanya, ceza yargılamasının devamını tamamen ve her koşulda mağdurun isteğine/şikayetlerine dayandıran tek ülke olarak bilinmektedir. Başvurucu fiziksel, mental ve psikilojik şiddet maruz kalmış, Facebook hesabı ele geçirilmiş ve buradaki tüm veri ve dokümanları, fotoğrafları alınmıştır. Mahkeme, Romanya adli makamlarının bir aile içi şiddet formu olan bu siber zorbalığa odaklanmadığını tespit etmiştir. Mahkeme siber zorbalığı, İstanbul Sözleşmesinin gerektirdiği özel ihtiyat/teyakkuzu gözeterek kadına karşı şiddet formlarından birisi olarak sınıflandırılmıştır. İstanbul Sözleşmesine istinaden cinsiyet temelli ayrımcılığın ve kadına karşı şiddetin temel hakları ihlal ettiği hususunda şüphe yoktur. Mahkeme Sözleşmenin bu içtihadın gelişmesi noktasında oldukça kıymetli bir araç olduğunu tespit etmiştir. Sözleşme Mahkemenin ve Avrupa Konseyinin görevleri arasında tamamlayıcı role sahip iyi bir örnektir.

https://vimeopro.com/afpservices/conseil-de-leurope-convention-distanbul-jurisprudence/video/561793962