Ersan Şen Hukuk ve Danışmanlık - Tanıklıktan Çekinme Hakkı Olanların İletişiminin Denetlenmesi
Tanıklıktan Çekinme Hakkı Olanların İletişiminin Denetlenmesi
07-13-15 / Ersan Şen

Aşağıda, tanıklıktan çekinme hakkı olanların telefon konuşmalarının denetlenmesi ile ilgili Yargıtay’ın üç farklı kararının özetine yer vereceğiz. İlk kararda, tanıklıktan çekinme hakkı olanların iletişimlerinin denetlenmesinde katı uygulamayı, yani her iki taraf şüpheli veya sanık olsa da yine iletişimlerinin denetlenemeyeceği kabul edilirken; diğer iki karar, tanıklıktan çekinme hakkı olanların birlikte suça karışıp şüpheli veya sanık sıfatını almaları halinde dinlenebilecekleri görüşü benimsemiştir. A- 1. Ceza Dairesi 2009/1721 E., 2009/5855 K. Sayılı Karar Özeti Yerel Mahkemece sanıkların kasten öldürme ve izinsiz silah taşıma suçlarından yapılan yargılamalarının sonucunda; iki sanığın hükümlülüğüne, bir sanığın da beraatına karar verilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.135/8-a’ya göre, Türk Ceza Kanunu m.81, 82 ve 83’de düzenlenen öldürme suçları, iletişimin tespiti yapılabilecek suçlar arasında sayılmış; CMK m.135/2’de ise, "Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması halinde, alınan kayıtlar derhal yok edilir." hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken, delil olarak kabul edilen telefon dinleme kayıtlarının, dosya içindeki nüfus kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, sanık İ ile 5271 sayılı CMK′nın 45. maddesi uyarınca tanıklıktan çekinme hakkı bulunan kardeşleri sanık M, tanık E ve babası sanık K arasında yapılan görüşmelere ilişkin kayıtlar olduğunun tespitini yapmış ve bu delillerin kanun dışı elde edilmiş delil niteliğinde olduğunu vurgulamıştır. Yargıtay, tanıklıktan çekinme hakkı olan iki kişi arasında yapılan telefon görüşmesinin kayda alınamayacağını, bu konuda her iki tarafın şüpheli veya sanık olmasının da bir önemi olmayacağını ifade etmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, hukuka aykırı elde edilen delillerle mahkumiyete karar verilmesini bozma nedeni saymıştır. B- Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/10-642 E., 2014/302 K. Sayılı Karar Özeti Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulu tarafından çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan hakkında iletişimin tespiti kararı bulunan ve ağabeyi olan diğer sanıkla yaptığı telefon görüşmelerinin hükme esas alınıp alınmayacağının belirlenmesine ilişkindir. Yargıtay’a göre, uyuşmazlık konusunda isabetli bir hukuki çözüme ulaşılabilmesi bakımından öncelikle ceza muhakemesi hukukunun en önemli ilkelerinden biri olan "delillerin serbestliği" ve "hukuka aykırı yöntemle elde edilen delillerin kullanılması" konuları üzerinde durulması gerekmektedir. Yargıtay, ceza muhakemesinin amacının, usul kurallarının öngördüğü ilkeler doğrultusunda maddi gerçeğin her türlü şüpheden uzak biçimde kesin olarak belirlenmesi olduğunu ifade etmiş, CMK′nın "delilleri takdir yetkisi" başlıklı 217. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; "Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir." şeklindeki hükmü referans göstermiş, bu düzenlemenin ayrıca “delillerin serbestliği” ilkesine de vurgu yaptığını, ceza muhakemesinde hangi hususun hangi delillerle ispat olunacağı konusunda bir sınırlama bulunmadığını, yargılamaya konu olan olayın açıklığa kavuşturulması ve maddi gerçeğin bulunabilmesi için ispat amacıyla kullanılan her aracın delil olarak kabul edilebileceğini söylemiştir. Mahkeme daha sonra delillerin elde edilme şekline ilişkin yasaklara "delil elde etme yasakları," hukuka uygun elde edilmiş olsa bile, delilin yargılamada ortaya koyulup değerlendirilmesine ilişkin yasaklara ise "delil değerlendirme yasakları" denildiğini söylemiş; iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen delillerin CMK′nın 135/6. maddesinde sayılanlar dışındaki bir suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılamamasını da delil değerlendirilmesi yasaklarına örnek olarak göstermiştir. CMK’nın 21