Ersan Şen Hukuk ve Danışmanlık - Yorumsuz
Yorumsuz
07-14-15 / Ersan Şen

Başvurucu, hakkında düzenlenen 343 TL’lik idari para cezasının iptali için Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurmuştur. Mahkeme, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun m.28/10 uyarınca miktardan dolayı kesin olmak üzere para cezasının iptaline kara vermiştir. İdare, itirazı kabil olmayan bu iptal kararına karşı Asliye Ceza Mahkemesi’ne itiraz yoluyla başvurmuştur. İtiraz Mercii, itiraz konusu cezanın miktarını dikkate almaksızın İdarenin başvurusunu kabul ederek, iptal kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Sulh Ceza Mahkemesi ve başvurucu, İtiraz Merciinin bu kararına karşı “kanun yararına bozma” adlı olağanüstü kanun yolunun kullanılması amacıyla Adalet Bakanlığı’na başvurmuştur. Bakanlığın karar özetine aşağıda yer verilmiş olup, sonrasında iki cümle değerlendirme yapılmıştır. Bakanlık Kararı … Cumhuriyet Başsavcılığına, … “Üçbin Türk Lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir.” şeklinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.28/10 karşısında, Sulh Ceza Mahkemesinin … tarihli ve … D. İş sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin Asliye Ceza Mahkemesinin … tarihli ve … D. İş sayılı kararının hukuken geçersiz olduğu düşünülmekle yapılan incelemede; Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 13.07.2011 tarihli, 2008/1272 E. ve 2011/15795 K. sayılı ilamında atıfta bulunulan, 26.10.1932 tarihli ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklandığı üzere, yerel mahkemelerce verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümlerde çok ciddi boyutlara ulaşan yargılama hukuku ile maddi hukuk kurallarına aykırılık halinde olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma yoluna başvurulmasının mümkün olduğu, incelenen dosyada idari para cezası miktarının yukarıda anılan ölçüler içerisinde değerlendirilmesine imkan bulunmadığı cihetle, Sulh Ceza Mahkemesinin … tarihli ve … D. İş. sayılı kararı aleyhine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA GİDİLMEMİŞTİR. Dosyanın Mahkemesine tevdiini rica ederim. Yorumsuz: Bu karara karşı, “Hukuk devleti” ilkesi ve hak arama hürriyeti açısından söylenecek daha fazla söz yok. Bu uygulama, “ortada hukuka aykırı bir tasarruf olsa da bu aykırılık büyük, önemli ve ciddi boyutta görülmediğinden, size hukuka aykırılığı kabullenmenizi ve içinize sindirmenizi tavsiye ediyoruz.” demektir. Bu karar ve uygulama, dayanağı kanun bile olsa savunulamaz ve kimseye de anlatılamaz.