Blog

Av. Buğra Şahin

YAZARIN MAKALELERİ
Yargılama Dışı Dinlenen Tanık Beyanının Hükme Esas Alınması
30.09.2021 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin

Bu yazımızda; 29.09.2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan, 16.06.2021 tarihli ve 2018/18989 başvuru numaralı Zekeriya Sevim kararı incelenmiştir.

Ceza Hukuku ve Ceza Yargılaması Hukukunda Kamu Görevlisi
20.08.2021 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin, Stj. Av. Cem Serdar

Uygulamada suç işlediği iddia edilen kişinin kamu görevlisi olup olmadığının tespiti birçok açıdan önem arz etmekte olup; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.6/1-c’nin bu kavramın sınırlarını ortaya koymak konusunda yeterli olmadığı, çünkü madde metninin yoruma açık olduğu, bu tespitin Yargıtay uygulaması ve doktrin görüşleri ile şekillendiği, ancak bazı durumlarda kanunda ve uygulamada yaşanan belirsizliğin hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açtığı görülmektedir.

Özel Güvenlik Görevlileri Gazi Sayılabilir mi?
02.07.2021 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin, Stj. Av. Cem Serdar

Bu yazımızda; özel güvenlik görevlilerinin, bir terör saldırısı neticesinde yaralanması, engelli duruma düşmesi gibi durumlarda, gazilik unvanı alıp, bu unvandan kaynaklanan haklardan yararlanıp yararlanamayacakları konusu, Anayasa, ilgili mevzuat ve Türkiye Büyük Millet Meclisi kanun teklifleri kapsamında değerlendirilecektir.

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK)
26.04.2021 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK), 19.11.1996 tarihinde yürürlüğe giren 4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun ile kurulmuş, 17 Şubat 1997 tarihinde faaliyetine başlamış, görev ve yetkileri 18.10.2006 tarihinde yürürlüğü giren 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ile yeniden belirlenmiştir. Bugün her iki Kanun da yürürlükte olup, 16.02.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’da da MASAK’ın görev ve yetkileri ayrıca gösterilmiştir. Şu an MASAK’ın görev ve yetkileri, 10.07.2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin (Kararname) 231. maddesinde düzenlenmiştir .

İHAS m.53 Çerçevesinde Hukuka Aykırı Delillerin Kullanılması
06.04.2021 / Av. Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin 16.02.2021 tarihli, 69762/12 başvuru numaralı Budak/Türkiye kararı, hukuka aykırı delilin yargılamada kullanılmasının adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi konusunda önemli tespitler içermektedir.

Suç İçin Anlaşma Suçu Kapsamında Darbeye Teşebbüs Suçları
05.04.2021 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin

Türk Ceza Kanunu’nun “Suç için anlaşma” başlıklı 316. maddesine göre; “(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu ittifaktan çekilenlere ceza verilmez”.

Ankesörlü veya Sabit Hattan Ardışık, Periyodik ve Tekil Arama
01.04.2021 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin

“Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin Ardışık Arama Kararı” başlıklı yazımıza konu kararda ; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri yapılanmasına ilişkin genel bilgilere yer verildiği, askeri yapılanmanın örgütsel toplantı için kullandığı iletişim kurma yönteminin anlatıldığı, bu şekilde kurulan iletişimin özelliklerinden bahsedildiği (ardışık/periyodik/tekil), deşifre edilmeyi önlemek amacıyla kullanılan yöntemlerin ortaya koyulduğu, somut olayda sanığın başka askeri personelle ardışık arandığı, aramaların tümünün cevapsız çağrı olduğu, sanığın neden arandığına dair makul bir açıklama getiremediği, mahrem yapıda öğretmen olan H.D. isimli şahsın, sanığı teşhis ederek örgütsel toplantılara katıldığını söylediği, tüm bu nedenlerle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olarak cezalandırılmasının hukuka uygun olduğu ifade edilmiştir.

İddianamenin İadesinde Sınır
16.02.2021 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin

Ceza Muhakemesi Kanunu m.174’de düzenlenen iddianamenin iadesi sebepleri, sınırlı sayıda düzenlenmiştir. CMK m.170’de, iddianamede bulunması zorunlu unsurlar sayılmıştır. CMK m.174’e göre; CMK m.170’e aykırı olarak düzenlenen, suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan, önödemeye, uzlaştırmaya ve seri muhakemeye tabi olup da, bu usuller işletilmeksizin, soruşturulması veya kovuşturulması izne veya talebe bağlı olan suçlarda, izin veya talep olmaksızın düzenlenen iddianame cumhuriyet başsavcılığına iade edilecektir. İddianame kabulü sürecine geçilmeden kamu davası açılmış sayılmayacağı için, gerek bu süreçte ve gerekse iddianame iadesi sonrasında soruşturmanın devam ettiği, en azından iddianame inceleme sırasında soruşturma yönünden hareketsizliğin olduğunun, iddianame iade edildiğinde ise, yeni bir soruşturma numarası ile soruşturmaya devam edileceği, cumhuriyet savcısının itiraz kanun yoluna başvurabileceği gibi, iade sebeplerinde yer aldığı kabul edilen eksik hususların giderilmesini de sağlayabileceği görülmektedir. Uygulamada, gerek mahkemece incelenen iddianamenin ve gerekse de iade kararının taraflarla paylaşılmadığı, bu belgelerin savunmadan gizlendiği, CMK m.153/2’ye göre alınmış savunmaya karşı soruşturmanın gizliliği kararı var ise, bu kararın etkisinin CMK m.153/4 gereğince iddianamenin kabulü aşamasına kadar devam ettiği anlaşılmaktadır.

Adli Merciler Tarafından Bilgi İsteme ve Görevi Kötüye Kullanma
21.10.2020 / Prof.Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin

Bu yazıda, adli merciler ve avukatlar tarafından ilgililerden bilgi istenmesi ve bu talebin karşılanmaması halinde ortaya çıkabilecek hukuki sorunlar tartışılmaktadır.