Prof. Dr. Ersan Şen Avukat

Öğrenim

Ersan Şen; İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Başkanlığı, Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı, İstanbul Üniversitesi Senato Üyeliği ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Fakülte Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunmuştur.

Ersan Şen; Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Yüksek Lisansını, İstanbul Üniversitesi Kamu Hukuku Bölümü’nde doktorasını tamamlamış, Doçentlik ile Profesörlüğü ise, Ceza Hukuku ve Ceza Yargılaması Hukuku alanlarında olmak üzere İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı’nda elde etmiştir. Şen, 2004 yılından bu tarafa Profesör unvanı taşımaktadır.

Ersan Şen; İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine devam etmektedir.


Çalışma Alanları

Kişisel Verilerin Korunması Hukuku Dava ve Uyuşmazlık Çözümü Ceza Hukuku Vergi Hukuku Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Bireysel Başvuru İdare Hukuku Ceza İnfaz Hukuku

Diller

Türkçe
İngilizce

Blog

Hükümde Hukuka Aykırı Delilin İncelenme Sırası ve Delilin Reddi
16.06.2026 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin

Elde edilen hukuka aykırı delil dikkate alındığında dahi sanığın beraatına karar verilmesi gerektiği durumda, delilin hukuka aykırı niteliği dikkate alınmaksızın beraat kararı verilmesi yerinde midir?

Adli Tıp Raporları
15.06.2026 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin

“Adli Tıp Raporları” başlıklı yazımızın birinci başlığında; Anayasa Mahkemesi’nin 2021/125 E. ve 2023/213 K. sayılı, 05.06.2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan ve yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe giren kararı ışığında, 20.04.1982 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu ve 15.07.2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (bundan sonra 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi olarak bahsedilecektir) incelenmiştir.

Fiyatları Etkileme Suçu
12.06.2026 / Prof. Dr. Ersan Şen

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.237’e göre; “(1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası verilir.

Bağlantılı Suçlarda Adil/Dürüst Yargılanma Hakkı Sorunu
11.06.2026 / Prof. Dr. Ersan Şen, Doç. Dr. Erkan Duymaz

İstinaf kanun yoluna ilişkin olarak Kanundan ve/veya uygulamadan kaynaklanan sorunlar, bireysel başvuru mekanizması aracılığı ile Anayasa Mahkemesi’nin (AYM’nin) önüne gelmeye devam etmektedir. Önceki çalışmalarımızda bilhassa; istinaf incelemesinin duruşma açılmaksızın gerçekleştirilmesi , incelemenin usule aykırı şekilde yürütülmesi ve bağlantılı suçlar bakımından istinaf incelemesi sonucunda dosyaların bölünmesi riskine dikkat çekmiş olup, sözkonusu sorunların adil/dürüst yargılanma hakkının sağladığı güvenceleri zedeleyebilecek nitelikte olduğunu vurgulayarak, bunların giderilmesine yönelik önerilerimizi ortaya koymuş, bağlantılı ceza davalarında hükmün kısmen kesinleşmesi durumunda, temyiz denetimine tabi olmayan hükmün kesinleşerek infaz edilebilir hale geldiğini, kesinleşmeyen hükmün bu infazın ertelenmesine veya durdurulmasına engel olmadığını, bu sakıncalı durumun ortadan kaldırılmasının ancak bir kanun değişikliği ile mümkün olduğunu ifade etmiştik.

Müsaderede İyiniyetli Üçüncü Kişi Olmama Şartı
08.06.2026 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Doğa Ceylan

Bu yazımızda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Güvenlik Tedbirleri başlıklı İkinci Bölümünde yer alan “Eşya müsaderesi” başlıklı m.54 ile “Kazanç müsaderesi” başlıklı m.55’in tatbiki için aranan, kişinin iyiniyetli üçüncü kişi olmaması şartı ve uygulamada bunun nasıl tespit edileceği incelenecektir.