Stajyer Avukat Fatma Koç

Öğrenim

İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya ve İletişim Bölümü (Devam)
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi(2021)
Yeditepe Üniversitesi Bilişim Hukuku Yandal Programı (2020)

Blog

7413 Sayılı Kanunla Noterlere Verilen Taşınmaz Satış Sözleşmesi Yapma Yetkisi
04.07.2022 / Stj. Av. Fatma Koç

28.06.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7413 sayılı Kanun’un 9. ve devamı maddelerinde 1512 sayılı Noterlik Kanununda birtakım değişiklikler yapılmıştır. 7413 sayılı Kanun 9. ve devamı maddelerine göre; noterlerin atanma, nakil, göreve başlama ve istifa etme esaslarında getirilen değişiklerin yanı sıra;  noterlerin yapabileceği işler arasına “taşınmaz satış sözleşmesi” eklenmiş ve noterlerce yapılacak taşınmaz satış sözleşmelerinde uyulacak usul ve esaslar ile bu sözleşmelerin düzenlenmesinden dolayı oluşacak zararlardan noterlerin de sorumlu olacağı düzenlenmiştir.

Kira Artış Oranına Getirilen %25 Sınırlaması Karşısında 5 Yıldan Uzun Süreli Veya 5 Yıldan Sonra Yenilenen Kira Sözleşmelerinin Durumu
28.06.2022 / Stj. Av. Fatma Koç

İşbu yazımızda; beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde, her beş yılın sonunda kira bedelini hakkaniyete ve emsal kira bedellerine uygun hale getirme imkanı tanıyan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.344/3’ün, 11.06.2022 tarihli ve 31863 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve konut kiralarında artış oranını %25 ile sınırlayan 7409 sayılı Kanun karşısındaki uygulama alanı değerlendirilecektir.

Patentli Ürünün İthali ve Satışından Doğabilecek Hukuki ve Cezai Sorumluluk
02.06.2022 / Stj. Av. Fatma Koç

Uluslararası patent hakkı bulunan ürünlere dair yürütülecek faaliyetlerin kapsamı hakkında ulusal hukuk alanında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Uygulama Yönetmeliği, Çalışan Buluşları Tahkim Usulü ve Bedel Yönetmeliği ve Türk Patent Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’da düzenlemeler yer alırken uluslararası hukuk alanında ise Türkiye’nin 12.07.2000 tarihinden bu yana üye olduğu Avrupa Patent Sözleşmesi (“EPC”) ve Türkiye’nin 01.01.1996 tarihinden bu yana üye olduğu Patent İşbirliği Antlaşması (PCT) çeşitli düzenlemelerle esas ve usul bakımından belirleyici bir çerçeve getirmiştir. Anılan düzenlemelerle belirlenen kapsamı aşan patentli ürün ithal ve satışının hem ulusal hukukta ve hem de uluslararası hukuk alanında birtakım hukuki ve cezai sorumlulukları beraberinde getirmesi söz konusu olabilecektir.

Kat Malikleri Kurulunca Alınan Kararların Karar Defterine İşlenmesinin Etkisi
05.04.2022 / Stj. Av. Fatma Koç

637 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, içerisinde birden fazla bağımsız bölüm, eklenti ve ortak yerlerin bulunduğu yapılarda; sözkonusu bağımsız bölümler üzerinde mülkiyet ve irtifak hakkı kurulmasını, kat malikleri ile kat irtifakı sahiplerinin hak ve borçlarını, anagayrimenkulün ne şekilde ve kimler tarafından yönetileceğini düzenleyen hükümler getirmiştir. Kanun’un en uzun ve detaylı düzenlemelerinin yer aldığı beşinci bölümü, anagayrimenkulün yönetimine ilişkin hükümlere özgülenmiştir. Anagayrimenkulün kat malikleri kurulunca yönetileceğini düzenleyen m.27, kat maliklerinin yılda en az bir defa anagayrimenkulün yönetimi ile ilgili olmak üzere toplanmasını zorunlu tutan m.29, kat malikleri kurulunun toplanmasında ve karar almasında aranacak yeter sayıları düzenleyen m.30, her kat malikinin tek oy hakkı kullanabileceğine birden fazla bağımsız bölümü olan kat malikinin kullanabileceği oy sayısının diğer kat maliklerinin de etki edebileceği ortak bir irade oluşturulabilmesi adına sınırlanacağına ilişkin m.31, anagayrimenkulün kat malikleri kurulunca alınan kararlara göre yönetileceğine ilişkin m.32 birlikte değerlendirildiğinde Kanun’un amacının ve ruhunun kat maliklerinin oluşturacağı ortak irade doğrultusunda anagayrimenkulün yönetilmesi olduğu görülmektedir.

Elektronik Haberleşme Sektöründe Abonelik Sözleşmelerinin Kurulması
18.03.2022 / Av. Nur Zeynep Şen Stj. Av. Fatma Koç

Türk Hukukunda; elektronik haberleşme hizmetine ilişkin abonelik sözleşmelerinin kurulmasının usul ve esasları hakkında birden fazla kanun ve yönetmelik bulunmaktadır. Mevzuat bir bütün olarak değerlendirildiğinde ise; kanun koyucunun hüküm altına aldığı şekil şartları ile amaçladığı en önemli hususun, abonelik başvurucusuna ait kimlik doğrulamasının açık ve kesin bir şekilde yapılabilmesidir. Bir başka deyişle; gerek elle atılan imza ile kurulan ve gerekse elektronik ortamda kurulan abonelik sözleşmeleri açısından önemli olan hususun, abonenin kimliğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde doğrulamak olduğu, bu şekilde kanun koyucunun özellikle elektronik haberleşme sektörü aracılığıyla işlenen suçlar açısından şüpheli kişilerin kimlik tespitini hızlı ve doğru bir şekilde yapabilmeyi amaçladığı söylenecektir. İşbu yazımız içeriğinde; öncelikle ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri incelenecek olup, işletmeci tarafından abonelik sözleşmesinin kurulması sırasında hangi şartlara uyulması gerektiği seçenekleri ile birlikte açıklanacaktır.