İnsan Hakları Hukuku

İnsan Hakları Hukuku

İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin denetim organı, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’dir. Avrupa Konseyi üyesi 47 devletin tümü Sözleşmeye taraftır. Türkiye Cumhuriyeti, Sözleşmeyi 4 Kasım 1950 tarihinde imzalamış ve 10 Mart 1954 tarihli ve 6366 sayılı Onay Kanunu, 19 Mart 1954 tarihli ve 8662 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Onay belgesi, 18 Mayıs 1954 tarihinde Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği’ne tevdi edilmiş ve Sözleşme, Türkiye Cumhuriyeti bakımından bu tarihte yürürlüğe girmiştir. Sözleşmede, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi′nde güvence altına alınan medeni ve siyasi hakların sınırlı bir bölümüne yer verilmiştir. Bu sınırlı haklar listesi, daha sonra yürürlüğe giren protokollerle genişletilmiştir. Her protokol, onu onaylayan devleti bağlamaktadır.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ne bireysel başvuruların, iç hukuk yollarının tüketilmesinden itibaren altı ay içerisinde yapılması gerekmektedir. Ancak Sözleşmeye Ek 15 numaralı Protokolün yürürlüğe girmesiyle bu süre dört aya düşecektir. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ne Ek 15 numaralı Protokol, 24 Haziran 2013 tarihinde imzaya açılmış; henüz yürürlüğe girmemiştir. Protokolün yürürlüğe girmesi için, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi′ne taraf tüm devletlerin Protokolü onaylaması gerekmektedir. Bu süreç tamamlanıncaya kadar; İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi′ne bireysel başvuruların, iç hukuk yollarının tüketilmesinden itibaren altı ay içerisinde yapılmasına ilişkin kural uygulanacaktır. Ayrıca Protokolün 7. maddesine göre yürürlük tarihi, tüm üye devletler onayladıktan itibaren üç aylık bir sürenin sona ermesini izleyen ayın birinci günüdür. Türkiye Cumhuriyeti, bu Protokolü 13 Eylül 2013 tarihinde imzalamıştır.

Hukuk danışmanlığı ve avukatlık hizmetimiz; İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ile Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerde güvenceye alınan insan hak ve hürriyetlerinin ihlali iddiasıyla İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ne başvuru yapılması, başvurunun yapılmasından önce iç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediğinin tespiti, bu hususta etkili iç hukuk yolu kabul edilen Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapıldığının belirlenmesi, derece mahkemelerinde görülen yargılamaya ilişkin dava dosyalarının incelenmesi, başvurunun kabul edilebilirlik kriterlerine uygunluğunun kontrol edilmesi ve ihlale konu müdahalenin esasına ilişkin değerlendirme yapılması, Hükümet görüşlerine cevap hazırlanması gibi, şahsen veya temsilci vasıtasıyla yapılan başvurunun İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi nezdinde takibini kapsamaktadır.