Ersan Şen Hukuk ve Danışmanlık - 8. Yargı Paketi Taslağında İdare ve İdari Yargılama Hukuku Bakımından Öngörülen Değişiklikler

Beyza Kuver

8. Yargı Paketi Taslağında İdare ve İdari Yargılama Hukuku Bakımından Öngörülen Değişiklikler
16.12.2023 / Stj. Av. Beyza Kuver

Bu çalışmada; 8. Yargı Paketi olarak da adlandırılan, Yargı Hizmetlerinin Etkinliğinin Artırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Taslağı ile idare ve idari yargılama hukukuna ilişkin, mevzuatta yapılması öngörülen değişiklikler, kanun maddelerinin mevcut halleri ile karşılaştırma yapılarak açıklanacaktır.

  1. 6/1/1982 Tarihli ve 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Kanunu’nda Öngörülen Değişiklikler

8. Yargı Paketi ile; tek hakimle bakılacak davaların belirlenmesinde uygulanan parasal sınırın hangi tarihe göre esas alınacağına ilişkin değişiklik öngörülmüştür.

  • Taslak m. 13 ile “Ek Madde 1”e eklenmesi öngörülen cümleyle; tek hakim tarafından bakılacak davalar belirlenirken davanın açıldığı tarihteki, miktar artırımı yapılan hallerde ise artırımın yapıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınması düzenleme altına alınmıştır. Ayrıca öngörülen düzenlemede, ilk fıkra uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere uygulanan parasal sınırların artışı, artışın yürürlüğe girdiği tarihten önce idare ve vergi mahkemelerince nihai olarak karar bağlanmış davalar ile Danıştayın bozma kararı üzerinde bozulan mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmayacağı düzenlemesi kaldırılmıştır.

Mevcut durumda parasal sınırın üzerinde açılan bir dava, değer artış oranlarıyla ilerleyen zamanda bu sınırın altında kalmasıyla heyet halinde bakılan davaya tek hakimle bakılmaya devam edildiği görülmüştür. Öngörülen taslak ile birlikte; açıldığı tarihte heyet halinde bakılması gereken davaya parasal sınırın artmasına rağmen heyet halinde bakılması amaçlanmaktadır.

II.  6/1/1982 Tarihli ve 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda (İYUK) Öngörülen Değişiklikler

8. Yargı Paketi ile, istinaf ve temyiz kanun yollarında önemli değişiklikler öngörülmüştür.

İstinafa kanun yoluna ilişkin değişiklikler:

  • Taslağın 14. maddesiyle; İYUK m. 45’de düzenlenen istinaf başvurusu için gereken parasal sınır, ülkedeki iktisadi koşulların değişmesi ile beş bin Türk Lirası yerine yirmi bin Türk Lirası olarak öngörülmüştür.
  • Yine taslağın aynı maddesinde; istinaf başvurusunun kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğu gerekçesiyle, istinaf isteminin reddine ilişkin kararın ilk kez bölge idare mahkemesince verilmesi halinde bu kararlara karşı itiraz yolu düzenleme altına alınmıştır. Buna göre, Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen red kararı ilk kez verilmiş olmalı ve öngörülen itiraz yoluna yedi gün içinde başvurulmalıdır. İtirazın, kararı veren dairenin numara olarak kendisinden sonra gelen daire, son numaralı daire için bir numaralı dairenin inceleyeceği, itirazın kabulü halinde istinaf incelemesinin görevli daire tarafından yapılacağı, itiraz hakkında verilen kararın kesin olacağı öngörülmüştür.

Temyiz kanun yoluna ilişkin değişiklikler:

  • Taslak m. 15’de, İYUK m. 46’da düzenlenen temyiz başvurusu için gereken parasal sınır ise, yüz bin Türk Lirası yerine beş yüz seksen bir bin Türk Lirası olarak öngörülmüştür. Ek olarak konusu yüz yetmiş bir bin Türk Lirasını aşıp beş yüz seksen bir bin Türk lirasını aşmayan davalar hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davaların temyiz edilebileceği öngörülmüştür.
  • Taslak m.17’de, taslak m.15 ile birlikte İYUK m. 46 (c) bendinde öngörülen değişikliğin, taslak maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren verilecek kararlar için uygulanacağı belirtilmiştir. Böylelikle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce konusu itibariyle kesin olarak verilmiş olan kararlar bakımından değişikliğin uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Duruşma yapılacak olan davalara ilişkin değişiklikler:

  • Taslak m. 16’da, İYUK m.17’de düzenlenen duruşma yapılacak olan davalar için belirlenen parasal sınırın davanın açılma tarihine göre esas alınacağı öngörülmüştür. Ek olarak İYUK m.45 ve m.46’daki parasal sınırlar bakımından; istinaf incelemesi için esas alınacak tarih ilk derece mahkemesinin kesin kararı, temyiz incelemesi için esas alınacak tarih Bölge İdare Mahkemesinin kesin kararını verdiği tarih olacağı öngörülmüştür.

III. Değişikliklere İlişkin Karşılaştırmalı ve Açıklamalı Tablo

6/1/1982 TARİHLİ VE 2576 SAYILI BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE VERGİ MAHKEMELERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN

                  MEVCUT  MADDE

Ek Madde 1 – (Ek: 24/2/1988 - 3410/4. m.; Değişik : 8/6/2000 - 4577/4 m.)

 Bu Kanunun tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7nci maddesindeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.

Yukarıdaki fıkra uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere uygulanan parasal sınırların artışı, artışın yürürlüğe girdiği tarihten önce idare ve vergi mahkemelerince nihaî olarak karara bağlanmış davalar ile Danıştayın bozma kararı üzerine bozulan mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.

                           TASLAK MADDESİ

Taslak m.13

Bu Kanunun tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7nci maddesindeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.

Tek hakimle çözümlenecek davaların belirlenmesinde dava tarihindeki, miktar artırımı yapılan hallerde ise artırımın yapıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır.  

 

                     DEĞERLENDİRME

Anayasa Mahkemesi 26/7/2023 tarihli ve E.2023/36, K.2023/142 sayılı kararıyla, temyiz edilebilecek kararların belirlenmesinde uygulanan parasal sınırın hangi tarihe göre belirleneceğinin kanunla düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle 2577 sayılı Kanunu m.46/1 (b) bendini iptal etmiştir. Her ne kadar tek hâkimle bakılacak davaların belirlenmesinde uygulanan parasal sınıra ilişkin bir iptal kararı verilmemiş olsa da anılan kararın gerekçesi nazara alınarak, tek hakim tarafından bakılacak davalar belirlenirken davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.  Mevcut durumda parasal sınırın üzerinde açılan bir dava, değer artış oranlarıyla ilerleyen zamanda bu sınırın altında kalmasıyla heyet halinde bakılan davaya tek hakimle bakılmaya devam edildiği görülmüştür. Öngörülen taslak ile birlikte; açıldığı tarihte heyet halinde bakılması gereken davaya parasal sınırın artmasına rağmen heyet halinde bakılması amaçlanmıştır.

 

 

 

 

 

                                                             6/1/1982 TARİHLİ VE 2577 SAYILI İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU

                      MEVCUT MADDE

Madde 45

1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.

NOT: Birinci fıkranın ikinci cümlesinin Anayasa mahkemesince iptal edildiği haricen öğrenilmiş olup karar henüz Resmi Gazete’de yayımlanmamıştır.

2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir.

3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.

4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.

5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.

6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.

7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz.

                        TASLAK MADDESİ

Taslak m.14

1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu yirmi bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.

2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. İstinaf başvurusunun kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğu gerekçesiyle, istinaf isteminin reddine ilk kez bölge idare mahkemesince karar verilmesi halinde, bu karara karşı tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. İtirazı, kararı veren dairenin numara olarak kendisinden sonra gelen daire, son numaralı daire için bir numaralı daire inceler. İtiraz hakkında verilen karar kesindir. İtirazın kabulü halinde istinaf incelemesi, görevli daire tarafından yapılır.

3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.

4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.

5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.

6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.

7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz.

                    DEĞERLENDİRME

Maddenin birinci fıkrasında eklenen hükümle, istinaf başvuru parasal sınırının beş bin Türk lirasından yirmi bin Türk lirasına çıkarılması öngörülmüştür. Maddenin ikinci fıkrasına eklenen hükümle, istinaf başvurusunun kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğu gerekçesiyle, istinaf isteminin reddine ilişkin kararın ilk kez bölge idare mahkemesince verilmesi halinde bu kararlara karşı itiraz yolu düzenlenmektedir. Öngörülen itiraz yolunun uygulanması bakımından verilen red kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk kez verilmiş olması öngörülmüştür. Bu kapsamda, anılan kararlara karşı yapılan itirazları kararı veren dairenin numara olarak kendisinden sonra gelen daire, son numaralı daire için bir numaralı daire inceleyecek ve itiraz hakkında kesin olarak karar verecektir. İtirazın reddedilmesi halinde dosya, ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere, itirazın kabulü halindeyse istinaf incelemesini yapmak üzere itiraza konu kararı veren daireye gönderilecektir. İtiraz hakkında verilen kararlar kesindir.

 

Madde 46

Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:

a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.

b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.

c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.

d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.

e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.

f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.

g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar

ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.

ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.

i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.

j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.

k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar.

 

 

 

Taslak m.15

Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:

a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.

b) Konusu beş yüz seksen bir bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.

c) Konusu yüz yetmiş bir bin Türk lirasını aşıp beş yüz seksen bir bin Türk lirasını aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar.

d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.

e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.

f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.

g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.

h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar

ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.

i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.

j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.

k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.

l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.

n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar.

Maddenin (b) bendinde düzenlenen temyiz başvurusu için gereken parasal sınır yüz bin Türk lirasından beş yüz seksen bir bin Türk lirasına çıkarılması öngörülmüştür. Maddenin (c) bendinde konusu yüz yetmiş bir bin Türk lirasını aşıp beş yüz seksen bir bin Türk lirasını aşmayan davalar hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davaların temyiz edilebileceği öngörülmüştür. Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.2023/36, K.2023/142 sayılı kararıyla m.46 (b) bendi iptal edilmiş ve kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Karar, 13/10/2023 tarihli ve 32338 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Mahkeme aynı kararda, konusu beş yüz seksen bir bin Türk lirasının altında kalan ancak davaya konu miktar itibarıyla önemsiz sayılamayacak davalarda bölge idare mahkemesince ilk kez davacılar aleyhine hüküm verilmesi halinde, bölge idare mahkemesi kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulamamasının hükmün denetlenmesini talep etme hakkına orantısız bir sınırlama getirdiğini ifade etmiştir. Anayasa Mahkemesi kararında bazı davaların miktarı itibarıyla önemsiz olarak kabul edilebileceğini ve bu davalarda verilen kararların kesin olmasının hükmün denetlenmesini talep etme hakkına aykırılık oluşturmayacağını ifade etmektedir. 2023 yılı itibarıyla konusu yirmi bin Türk lirasını geçmeyen davalar hakkında verilen kararlar kesindir. Bölge idare mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden verdiği kararlardaki kesinlik sınırı, bölge idare mahkemesinin istinaf mercii olması dikkate alınarak, tek hâkimle çözümlenecek davaların belirlenmesinde öngörülen parasal sınır olarak belirlenmektedir.

Ek Madde 1 – (Ek: 5/4/1990-3622/26 md.; Değişik : 8/6/2000-4577/9 md.) Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.

 

 

Taslak m.16

Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.

17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.

 

Maddede, İYUK m.17’de düzenlenen duruşma yapılacak olan davalar için belirlenen parasal sınırın davanın açılma tarihine göre esas alınacağı öngörülmüştür. Ek olarak İYUK m.45 ve m.46’daki parasal sınırlar bakımından; istinaf incelemesi için esas alınacak tarih ilk derece mahkemesinin kesin kararı, temyiz incelemesi için esas alınacak tarih Bölge İdare Mahkemesinin kesin kararını verdiği tarih olacağı öngörülmüştür. Ancak, bölge idare mahkemesinin kaldırma ve Danıştay’ın bozma kararları üzerine yeniden bakılan davalarda ilk karar tarihindeki parasal sınırlar uygulanmaya devam olunacaktır.

Anayasa Mahkemesi, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptaline karar verdiği, 26/7/2023 tarihli ve E.2023/36, K.2023/142 sayılı kararında, temyize tabi kararların belirlenmesine ilişkin parasal sınırın her yıl güncellenmesinden dolayı hangi tarihteki parasal sınıra göre temyiz kanun yoluna başvurulabileceğinin açık, net ve tereddüde yer vermeyecek şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle kuralın kanunilik şartını taşımadığı sonucuna varmıştır.

 

Taslak m.17

GEÇİCİ MADDE 12 – 1. Bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasına eklenen (c) bendi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilen karar hakkında uygulanır.

 

Maddeyle, taslak m.15 ile birlikte İYUK m.46 (c) bendinde öngörülen değişikliğin, taslak maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren verilecek kararlar için uygulanacağı öngörülmüştür. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce konusu itibarıyla kesin olarak verilmiş olan kararlar bakımından ise anılan bent hükmü uygulanmayacaktır.