Ersan Şen Hukuk ve Danışmanlık - Takviye Edici Gıdaların Çevrim İçi Satışa Konu Olması

Nur Zeynep Şen

Yılmaz Komit

Takviye Edici Gıdaların Çevrim İçi Satışa Konu Olması
04.01.2022 / Av. Nur Zeynep Şen, Av. İrem Şen

 

1. Giriş

Covid-19 pandemisinin dünyaya yayılması neticesinde normal beslenmeyi desteklemek amacı ile takviye edici gıdalara ilişkin tüketici talebi büyük ölçüde arttığından, bu gıdaların satışları pandemi öncesine oranla yükselmiş, bu gıdalar fiziki ve çevrim içi her türlü satışa konu hale gelmiş, ancak bunların insan sağlığına doğrudan etkisi olabileceği gözönüne alınarak yalnızca eczanelerde satılabileceğine yönelik yasal bir düzenlemenin olup olmadığı ve bu ürünler için pazar imkanı sağlayan e-ticaret sitelerinin sorumluluğu akıllarda soru işaretleri oluşturmuştur.

Bu yazımızda; takviye edici gıdaların çevrim içi satışa konu olup olamayacağı ile bu gıdaları piyasaya arz eden gıda işletmecilerine pazar alanı tanıyan e-ticaret sitelerinin sorumluluğunun sınırı açıklanacaktır.

2. Mevzuat

6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun m.28 uyarınca;

“(1) Beşeri ilaçlar, Sağlık Bakanlığından ruhsatlı geleneksel bitkisel tıbbi ürünler; Sağlık Bakanlığının iznine tabi olan homeopatik tıbbi ürünler, enteral beslenme ürünleri dahil özel tıbbi amaçlı diyet gıdalar ve özel tıbbi amaçlı bebek mamaları münhasıran eczanede satılır.

(2) İlgili bakanlıktan izin, ruhsat veya fiyat alınarak üretilen veya ithal edilen gıda takviyeleri, eczacılık ve ziraatta kullanılan ilaç, kimyevi madde ve diğer sağlık ürünleri, veteriner biyolojik ürünler hariç veteriner tıbbi ürünleri, kozmetik ürünler, kapsamı Sağlık Bakanlığınca belirlenen tıbbi malzemeler, anne sütü ve beslenme yetersizliğinde kullanılan çocuk mamaları ile erişkinlerin metabolizma bozukluklarında kullanılan tüm destekleyici ürünler ve Türk Eczacıları Birliği tarafından çıkarılan bilimsel yayınlar eczanelerde satılabilir”.

Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun m.28/1’de; özellikle eczanelerde satılacak ürünler öngörülmüş olup, Kanun m.28/2’de ilgili bakanlıktan izin, ruhsat veya fiyat alınarak üretilen veya ithal edilen gıda takviyelerinin eczanelerde satılabileceği belirtildiğinden, m.28/2 hükmünün yorumlanması sureti ile takviye edici gıdaların yalnızca eczanelerde satılmasına ilişkin yasal bir zorunluluk olmadığı anlaşılmaktadır.

“Takviye edici gıdalar ve özel tıbbi amaçlı diyet gıdalar” başlıklı 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu m.28’de; Takviye edici gıdaların üretim, ithalat, ihracat ve kontrolüne ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça[1] belirlenir. Ancak, özel tıbbi amaçlı diyet gıdaların üretim, ithalat, ihracat ve kontrolüne ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir.” denilerek, takviye edici gıdalar yönünden ilgili düzenlemeler bugünkü adı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’na bırakılmış[2] ve bu doğrultuda 02.05.2013 tarih ve 28635 sayılı Resmi Gazete’de Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi, İşlenmesi ve Piyasaya Arzına İlişkin Yönetmelik yayımlanmıştır.

02.05.2013 tarih ve 28635 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi, İşlenmesi ve Piyasaya Arzına İlişkin Yönetmelik m.4/2-(d), (ğ) ve (h) uyarınca;

“Gıda işletmecisi: Kar amaçlı olsun veya olmasın kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek veya tüzel kişiler tarafından gıdanın üretimi, ithalatı, işlenmesi ve piyasaya arzının herhangi bir aşamasında kontrolü altında yürütülen faaliyetlerin mevzuat hükümlerine uygunluğundan sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiyi,

(…)

Piyasaya arz: Takviye edici gıdaların bedelli veya bedelsiz, piyasaya sunulmasını,

Takviye edici gıda: Normal beslenmeyi takviye etmek amacıyla vitamin, mineral, protein, karbonhidrat, lif, yağ asidi, aminoasit gibi besin öğelerinin veya bunların dışında besleyici veya fizyolojik etkileri bulunan bitki, bitkisel ve hayvansal kaynaklı maddeler, biyoaktif maddeler ve benzeri maddelerin konsantre veya ekstraktlarının tek başına veya karışımlarının, kapsül, tablet, pastil, tek kullanımlık toz paket, sıvı ampul, damlalıklı şişe ve diğer benzeri sıvı veya toz formlarda hazırlanarak günlük alım dozu belirlenmiş ürünleri (…) ifade eder”.

“Genel hükümler” başlıklı Yönetmelik m.9/1 uyarınca; “Takviye edici gıdaların ithalatı, üretimi, işlenmesi ve piyasaya arzı bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilir”.

“Takviye edici gıdaların onayı” başlıklı Yönetmelik m.12 uyarınca; “(1) Gıda işletmecileri, TEGK[3] tarafından değerlendirilecek takviye edici gıda üretimi, işlenmesi ve ithalatı için ek-1, önceden onaylanmış üretimi, işlenmesi ve ithalatı uygun görülen, takviye edici gıdanın ismi ve ticari markası değişmiş, bileşenleri ve gıda işletmecisi aynı olanlar için ek-2, 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilenler için ek-3’te yer alan belgeleri hazırlayarak dosya halinde il müdürlüğüne müracaat ederler.

(2) İl müdürlüğü tarafından ek-1, ek-2 ve ek-3’te yer alan bilgi ve belgeler incelenir.

a) İl müdürlüğü, dosyadaki bilgi ve belgelerin eksik veya yanlış hazırlanmış olması durumunda, eksikliği veya yanlışlığı belirterek dosyayı resmi yazı ile başvuru sahibine iade eder.

b) Bilgi ve belgelerin tam ve doğru olması durumunda;

1) 6. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen takviye edici gıdalar il müdürlüğünce değerlendirilir. Sonucun uygun olması durumunda takviye edici gıda il müdürlüğünce[4] onaylanır ve sonuç il müdürlüğünün resmi yazısıyla gıda işletmecisine bildirilir (…)”.

“Takviye edici gıdaların piyasaya arzı” başlıklı Yönetmelik m.13 uyarınca; “Takviye edici gıdalar, ithalatçısının ve/veya üreticisinin ve/veya işleyicisinin kendi satış yerinde, piyasaya arz ettiği gıda işletmelerinde veya bu işletmelerin toptan satış depolarında veya gıda işletmecisi tarafından beyan edilen alan adı ve URL adres veya adreslerinde veya gıda işletmecisi ile sözleşme yapılan doğrudan satıcı tarafından satışa sunulmak zorundadır”.

“Resmi kontrol” başlıklı Yönetmelik m.16 uyarınca; “Kanun, 17/2/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gıda ve Yemin Resmi Kontrollerine Dair Yönetmelik ve bu Yönetmelik hükümlerine göre gıda işletmelerine ve takviye edici gıdalara yönelik resmi kontrol yapılır”.

“Etiketleme” başlıklı Yönetmelik m.17 uyarınca; “Bu Yönetmelik kapsamındaki gıda işletmecileri, 29/12/2011 tarihli ve 28157 3. mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği ve ilgili mevzuat hükümlerine uymak zorundadır”.

3. Değerlendirme

Yönetmelikte takviye edici gıdaların ithalatı, üretimi, işlenmesi ve piyasaya arzı, takviye edici gıdaların onayı, izlenebilirliği ve işyeri sorumlukları belirlendiğinden, bu Yönetmelik takviye edici gıdaları ithal eden, üreten, işleyen ve piyasaya arz eden gıda işletmecilerinin temel yükümlülükleri yönünden belirleyici olacaktır.

Yönetmelik m.13’de; “Takviye edici gıdalar, (…) gıda işletmecisi tarafından beyan edilen alan adı ve URL adres veya adreslerinde veya gıda işletmecisi ile sözleşme yapılan doğrudan satıcı tarafından satışa sunulmak zorundadır.” hükmü öngörülerek, gıda işletmecisi tarafından beyan edilen URL adresi veya adreslerinde takviye edici gıdaların satışa sunulabileceğine açıklık getirilmiştir.

Bu yazımızda yer verdiğimiz mevzuat hükümleri doğrultusunda; Türk Hukukunda takviye edici gıdaların yalnızca eczanelerde satılacağına ilişkin herhangi bir yasal zorunluluk bulunmadığı gibi, bu gıdaları üreten, ithal eden veya piyasaya arz eden gıda işletmecilerinin ilgili kuruma beyan ettiği alan adı veya URL adresinde, yani internet sitesinde bu ürünleri satışa sunmak zorunda olduğu öngörüldüğünden, takviye edici gıdalar çevrim içi satışa konu olabilmektedir.

Yönetmelik hükümleri ortada olup, Yönetmeliğin sistematiğine bakıldığında Yönetmelikte öngörülen yükümlülüklerini yerine getiren gıda işletmecisi takviye edici gıda ürünlerini internet üzerinden piyasaya arz edebilir.

Önemle belirtmek gerekir ki; günümüzde, eczacılar takviye edici gıdaların bilinçsiz kullanımının, gereği gibi saklanıp muhafaza edilmemesinin insan sağlığına doğrudan doğruya etki edeceğinden bahisle internet üzerinden satılmalarına karşı oldukça tepkili oldukları için Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nı “takviye edici gıdaların yalnızca eczanelerde satılması için yasal düzenleme yapılması gerektiği” hususunda uyarmaktadır. Takviye edici gıdaların insan sağlığına zarar verebileceği haller hukukçuların bilgisi dışında bir alan olup, yazımızın konusunu oluşturmamaktadır.

Yazımızın bir diğer konusu, insan sağlığını tehdit eden veya Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak piyasaya arz edilen takviye edici gıdaların e-ticaret sitelerinde satılması halinde bu sitelerin hukuki sorumluluğunun sınırıdır.

Takviye edici gıdaların hukuka aykırı üretilerek veya tedarik edilerek çevrim içi piyasaya arz eden gıda işletmecilerinin Cumhuriyet Başsavcılıklarına şikayet edilmesi mümkündür. Ancak; bu ürünleri üreten, ithal eden veya piyasaya arz eden gıda işletmecilerinin hukuka aykırı davranışları sebebi ile mevzuatta aracı hizmet sağlayıcı olarak tanımlanan e-ticaret sitelerinin sorumluluğundan bahsedilemeyecektir.

“Tanımlar” başlıklı 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun madde 2/1-(d) uyarınca; başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ve tüzel kişiler “aracı hizmet sağlayıcı” olarak tanımlanmıştır. Bu hüküm uyarınca; yalnızca gıda işletmecilerinin iktisadi ve ekonomik faaliyetleri için elektronik ticaret ortamı sağlayan e-ticaret siteleri aracı hizmet sağlayıcıdır.

6563 sayılı Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrası ile aracı hizmet sağlayıcıların, hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun sözkonusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadıkları açık ve net bir şekilde düzenlenmiştir[5]. Bu doğrultuda; içerisinde birçok satıcı ve her satıcıya ait birçok ürün barındıran e-ticaret sitelerinin, satışa koyulan tüm ürünleri ve ürünlere ait fiyat da dahil olmak üzere özellikleri kontrol etmesi mümkün olamayacağı ve ticari hayatın aksamasına yol açacağı için, aracı hizmet sağlayıcının kontrol sorumluluğunun önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Netice itibariyle; takviye edici gıdaları üreten, ithal eden veya piyasaya arz eden gıda işletmecilerinin hukuka ve Yönetmeliğe aykırı iş ve işlemlerinden aracı hizmet sağlayıcı olan e-ticaret sitelerinin sorumluluğu olmayacağını söylemek mümkündür.

 


[1] “Tanımlar” başlıklı 5996 sayılı Kanun m.3/1-(3)’de; Bakanlık: Tarım ve Köyişleri Bakanlığını (…) ifade eder.” hükmü öngörülmüş olup, bugünkü ismi ile Tarım ve Orman Bakanlığı kastedilmektedir.

[2] Her ne kadar; takviye edici gıdaların ilk başta Sağlık Bakanlığı’nın onayına sunulması gerektiği düşünülse de, bu gıdaların etken maddeleri bitkilerden veya hayvanlardan oluştuğundan bu hususta Tarım ve Orman Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

[3] Takviye Edici Gıda Komisyonu.

[4] Bugünkü adı ile Tarım ve Orman Bakanlığı İl Müdürlüğü.

[5] “Aracı hizmet sağlayıcıların yükümlülükleri” başlıklı 6563 sayılı Kanun m.9/1 uyarınca;
“Aracı hizmet sağlayıcılar, hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir”.