Blog

Buğra Şahin

YAZARIN MAKALELERİ
INTERPOL Notices
28.01.2024 / Prof. Dr. Ersan Sen, Att. Buğra Şahin, Att. Muhammed Enes Efe, Trainee Att. Hurşit Berkay Çalışkan

In this article; the structure and international position of INTERPOL (International Criminal Police Organization), INTERPOL notices and remedies against these notices, precedent decisions made by the Interpol Commission for the Control of Files in applications against notices and the binding nature of these notices for the Republic of Turkey will be evaluated.

INTERPOL Bültenleri
27.01.2024 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin, Av. Enes Efe, Stj. Av. Hurşit Berkay Çalışkan

Bu yazımızda; INTERPOL (International Criminal Police Organization) yapısı ve uluslararası konumu, INTERPOL bültenleri ile bu bültenlere karşı başvuru yolları, Interpol Dosya İnceleme Komisyonu’nca, bültenlere karşı yapılan başvurularda verilen emsal kararlar ve bahse konu bültenlerin Türkiye Cumhuriyeti bakımından bağlayıcılığı değerlendirilecektir.

Extradition Proceedings in Turkish Criminal Law
27.10.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin

In this study, the provisions regarding the judicial aspect of extradition regulated in Articles 10 to 22 of the Law No. 6706 on International Judicial Cooperation in Criminal Matters (Law) will be examined, and the decisions of the Constitutional Court (AYM) and the Court of Cassation on the subject will be evaluated. In practice, it is observed that the extradition proceedings stipulated in Law No. 6706 and the provision stipulated in Article 13 of the Turkish Criminal Code No. 5237 stipulating that Turkish law shall be applied in the event that the crime listed in the catalogue is committed by a foreigner or a citizen in a foreign country are not operated correctly, and that both an extradition request is submitted to the heavy criminal court by the chief public prosecutor′s office and an indictment is issued in accordance with Article 13 of the TCC within the scope of the information, documents and evidence attributed to the accused abroad and sent to the Republic of Turkey within the scope of the extradition request.

6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu′nda İade Yargılaması
26.10.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin

Bu çalışmamızda; 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu m.10 ila 22’de (Kanun) düzenlenen iadenin, adli yönüne ilişkin hükümleri incelenecek, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Yargıtay’ın konuya ilişkin kararları değerlendirilecektir. Uygulamada; 6706 sayılı Kanunda öngörülen iade yargılamasının ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.13’de düzenlenen, katalogda sayılan suçun yabancı veya vatandaş tarafından, yabancı ülkede işlenmesi halinde Türk kanunlarının uygulanacağına dair hükmün doğru işletilmediği, yabancı hakkında, hem cumhuriyet başsavcılığınca ağır ceza mahkemesine iade talepnamesi sunulduğu ve hem de TCK m.13 uyarınca, yurtdışında sanığa isnat edilen ve iade talebi kapsamında Türkiye Cumhuriyeti’ne gönderilen bilgi, belge ve deliller kapsamında iddianame düzenlendiği görülmektedir. Halbuki; Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi’nin (SİDAS) “Non bis in idem” başlıklı 9. maddesinde, “bir fiilden dolayı birden fazla yargılama olmaz” ilkesinin, SİDAS kapsamında gözetileceğinin belirtildiği, Türk yargı makamlarının iki süreçten birisini işletmesi gerektiği, bir başka ifadeyle yabancının, yurtdışında işlediği iddia edilen bir suçtan dolayı iade yargılamasına konu edilmesi ve aynı zamanda TCK m.13 uyarınca Türkiye Cumhuriyeti’nde yargılanmasının, yukarıda bahsettiğimiz ve SİDAS m.9’da korunan ilkeye aykırılık teşkil edeceği gözardı edilmemelidir.

Piyasa Dolandırıcılığı Dahil Sermaye Piyasası Suçları ve İdari Suçlar
17.05.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin, Stj. Av. Furkan Dağdeviren

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “İdari Para Cezası Gerektiren Fiiller ve Sermaye Piyasası Suçları” başlıklı 6. kısmının, “Sermaye Piyasası Suçları” başlıklı 2. bölümü altında, 106 ila 113. maddelerde sermaye piyasası suçları düzenlenmiş olup, Kanunun 114 ila 116. maddelerinde sırası ile tüzel kişiler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirleri, bu suçlar hakkında öngörülen özel soruşturma usulü ve görevli ve yetkili mahkemeye yer verilmiştir.

Failin Teması Olmaksızın Cinsel İstismar Mümkün müdür?
26.04.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Mert Maviş, Av. Buğra Şahin

Cinsel saldırı, cinsel istismar, sarkıntılık ve cinsel taciz suçlarının unsurları ile ilgili bugüne kadar yazdığımız yazılar ve aşağıda yaptığımız değerlendirmeler ışığında;

Güvence Belgesinin Kapsamı
18.04.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin, Av. Alperen Gözükan

Bu yazımızda; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Sanığa verilecek güvence belgesi” başlıklı 246. maddesinde düzenlenen ve CMK m.248/7 atfıyla şüpheli hakkında da uygulanabilen güvence belgesinin, yalnızca verildiği dosya bakımından mı, yoksa şüpheli veya sanığın soruşturulduğu veya yargılandığı tüm dosyalar bakımından mı tutuklanmayacağı konusunda güvence sağladığı sorusuna cevap aranacaktır.

Cinsel Suçlarda Unsur ve İspat Sorunu
08.04.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Mert Maviş, Av. Buğra Şahin

Yakında; içtihat ve uygulamayı esas alarak, Cinsel Dokunulmazlığı Karşı Suçlar ile Genel Ahlaka Karşı Suçlar başlığı ile tamamladığımız bir kitap çalışması kıymetli hukukçuların takdir ve değerlendirmelerine sunulacaktır. Bu kitabın uygulamaya katkı sağlayacağına inanmaktayız. Gerçekten bu kitabı hazırlarken aklımıza gelen ve bizi endişeye sevk eden suçun unsurları ve İspat Hukuku ile ilgili önemli tartışmalara girdik, görüş ve önerilerimizi sunduk. Aşağıda cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ispatına ilişkin yargı kararlarına ve doktrin görüşlerine girmeden ve kendi tespitlerimizden oluşan bir kesite yer vermekteyiz.

Olağanüstü Kanun Yollarında Dava Zamanaşımı
23.03.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Buğra Şahin

Dava zamanaşımı; suçun işlendiği tarihle, kararın kesinleşmesi arasındaki zaman aralığında gerçekleşir. Karar kesinleştikten sonra ise, ceza zamanaşımından bahsedilir. Dava zamanaşımı süreleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66’da ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu m.102’de düzenlenmiştir. TCK m.7/2 gereğince; fiil tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ve 12.10.2004 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK mukayese edilerek, zamanaşımı bakımından lehe olan kanunun uygulanacağında tartışma bulunmamaktadır. Lehe kanunun belirlenmesinde, suç için zamanaşımı süresinin dolduğunu gösteren kanunun sanığın lehine olduğu kabul edilip, ceza miktarına bakılmaz. Bir başka ifadeyle; zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilecek kanun, kural olarak her zaman sanık lehinedir.