Doç. Dr. Erkan Duymaz Counsel

Education

Graduated from Ankara University Faculty of Law in 2002, hMr. Duymaz earned his master′s and doctorate degrees in public law from Jean Moulin Lyon III University. He worked as a legal reporter at the European Court of Human Rights between 2015 and 2017. He is currently serving as a faculty member in the Department of Legal Sciences at Istanbul University, teaching constitutional law and human rights. Duymaz also consults on numerous projects conducted by the Council of Europe in Turkey. He is proficient in English and French.

Areas of Practice

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Bireysel Başvuru

Languages

Turkish
English
French

Blog

Soruşturma Dosyasına Erişimin Kısıtlanmasında Somut Gerekçe Zorunluluğu ve Kısıtlılığın Geniş Uygulanması Sorunu
10.10.2026 / Prof. Dr. Ersan Şen, Doç. Dr. Erkan Duymaz

“Gizlilik” veya “kısıtlılık” kararları olarak dilimize yerleşen, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması veya soruşturma dosyasını inceleme yetkisinin kısıtlanması kararları, ceza yargılamasına ilişkin sorunlu alanlardan birisini oluşturmaktadır. Bu konuda İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından verilen çok sayıda hak ihlali kararı bulunmasına rağmen, uygulamada belirgin bir değişim yaşanmadığı ve somut gerekçe gösterilmeden, Kanunda yer alan ifadelerin tekrarlanması suretiyle kolaylıkla kısıtlılık kararları verildiği görülmektedir.

Disiplin Hukukunda Kanunilik Güvencesi
25.09.2026 / Prof. Dr. Ersan Şen, Doç. Dr. Erkan Duymaz

Başvurucunun, ortaöğretim kurumunda örgün eğitim öğrenim dışına çıkarma disiplin cezası alması sonrasında eğitim öğrenim hakkının ihlal edildiğine dair yaptığı bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi (AYM); eğitim öğrenim hakkını nerede ise tümü ile ortadan kaldıracak nitelikte olan disiplin cezası yoluyla müdahalenin yalnızca Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği′ne ve dolayısıyla bu hakkın sınırlandırılmasının Anayasa m.13′e açıkça aykırı olarak, yani yasal düzenleme olmadan sadece bir idari işleme dayandığı, idari işlemin dayanağını teşkil eden Yönetmeliğin de disiplin yaptırımları bakımından çerçevesini çizen şekli anlamda kanunun da bulunmadığı gerekçeleriyle, yapılan müdahalenin en başta “kanuni dayanağı” olmadığından, eğitim öğrenim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, 06.03.2024, Başvuru no: 2020/34927).

İHAM’ın İhlal Kararı Nedeniyle Yargılamanın Yenilenmesi ve AYM’nin Denetimi
19.09.2026 / Prof. Dr. Ersan Şen, Doç. Dr. Erkan Duymaz

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenlerini düzenleyen 311. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde; “Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması” halinde, kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği öngörülmektedir.

Soruşturmanın Gizliliğinin İhlali Durumunda Etkili Soruşturma Yükümlülüğü
18.09.2026 / Prof. Dr. Ersan Şen, Doç. Dr. Erkan Duymaz

Soruşturmanın gizliliği, ceza muhakemesinin temel ilkelerinden birisidir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157. maddesine göre, “Kanunun başka hüküm koyduğu haller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir”. Usul işlemlerinin gizliliği; delillerin muhafaza edilmesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve nihayetinde ceza adaletinin sağlanması açısından hayati önem taşır. Soruşturmanın gizliliği, sonuçta şüphelinin lekelenmeme hakkını da korur.

İdari Yaptırımlarda “Kanunilik” İlkesi ve Kanunilik Güvencesi
29.06.2026 / Prof. Dr. Ersan Şen, Doç. Dr. Erkan Duymaz

“Suçta ve cezada kanunilik” ilkesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (İHAS) m.7 ile Anayasa m.38’de düzenlenmiştir. Bu ilke; kişileri, devletin cezalandırma yetkisini keyfi şekilde kullanmasına karşı koruyan, modern Ceza Hukukunun ve İnsan Hakları Hukukunun temel güvencelerinden biridir.