Notice: Undefined variable: grid_data in /home/u8284090/sen.av.tr/assets/php/function.php on line 84

Avukatlık Sözleşmesinden Kaynaklanan Ücret Uyuşmazlığının Tahkime Elverişliliği

23.01.2026 / Ersan Şen Hukuk ve Danışmanlık Özel Hukuk Departmanı

Taraflar aralarındaki uyuşmazlığı devlet mahkemesi yerine tayin edecekleri hakemler aracılığıyla nihayete erdirebilir. Buna ilişkin yapılacak sözleşmeye tahkim sözleşmesi adı verilir. Tahkim sözleşmesinin geçerli olup olmadığı tespit edilirken Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümlerine bakılmalıdır. Bu anlamda özellikle tahkime konu edilecek uyuşmazlığın tahkime elverişli olması gerekir. Kural olarak özel hukuka ilişkin uyuşmazlıklar tahkime elverişlidir. Buna karşın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 408’inci maddesine göre, taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir. Kanundaki bu sınırlamanın yanında özellikle Yargıtay’ın uyuşmazlığın tarafları arasındaki güç dengesinin bulunmadığı durumlarda tahkimin söz konusu olmayacağını belirten kararları vardır. Bu anlamda, uyuşmazlığın tarafının tüketici, işçi veya kiracı olduğu durumlarda Yargıtay’ın tahkime izin vermeyen kararları mevcuttur. İşbu yazıda, Yargıtay’ın tüketici sözleşmesine konulan tahkim şartının geçerli olup olmadığı hususunda yakın tarihli kararı aktarılacaktır.

Yakın tarihli bir Yargıtay kararında (3. Hukuk Dairesi, 7.10.2025, E. 2025/1892, K.  2025/4638) da benzer bir sorun tartışılmıştır. Bu karara konu olayda, avukat, ortaklığın giderilmesi davasında müvekkillerine sunduğu hukukî hizmetin karşılığı olarak hak ettiği ücret alacağı için tahkim yoluna gitmiştir. Zira avukat ve müvekkili arasındaki sözleşmede tahkim yolu kararlaştırılmıştır. Yargıtay, öncelikle uyuşmazlığın tahkime elverişli olup olmadığı yönünden inceleme yapmıştır. Buna göre, özellikle Yargıtay’ın konuyu tüketici sözleşmeleri ve sözleşmelerde yer alan haksız şart açısından ele aldığı görülmektedir.

Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

“Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin Haksız Sözleşme Şartları başlıklı Ek-1. Maddesinin (n) bendinde yer alan ‘Aşağıda yer alan sonuçları hedefleyen veya bu sonuçları doğuran şartlar haksız şarttır.

[…]

(n)Tüketicinin özellikle, hukuki düzenlemelerde öngörülmemiş bir hakeme müracaatını öngörmek, gösterebileceği delilleri ölçüsüz derecede sınırlandırmak veya mevcut hukuki düzen uyarınca diğer tarafta olan ispat külfetini tüketiciye yüklemek suretiyle tüketicinin Mahkemeye gitme veya başka başvuru yollarını kullanma imkanını ortadan kaldıran veya sınırlandıran şartlar, ...’ düzenlenmesinin değerlendirilmesi gerekir. Söz konusu yasal mevzuat değerlendirildiğinde avukatlık sözleşmesinde yer alan tahkime ilişkin hükmün haksız şart olduğu ve bu nedenle geçersiz olduğu anlaşıldığından dava konusu uyuşmazlık tahkime elverişli olarak kabul edilmez. Tüketici hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda tahkim yasağının olduğu kabul edilmekle HMK'nın 439. maddesinin “(ç)” bendinde düzenlenen; "hakem veya Hakem Kurulunun, hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar verdiği," şeklinde düzenlemeye aykırı olduğu gibi aynı zamanda kanunun “(ğ)” bendinde düzenlenen; "kararın kamu düzenine aykırı olması " şeklindeki düzenlemeye aykırılık teşkil etmektedir. Bu durum Mahkemelerce re'sen dikkate alınması gerekir.”

Görüldüğü üzere, Yargıtay, önceki dönemde ortaya çıkan uygulamaya paralel bir şekilde tüketici sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda tahkime gidilmesinin mümkün olmadığı, tahkime gidilmiş ve bir karar verilmişse bu kararın iptal edilmesi gerektiğini söylemiştir. Söz konusu karar, avukatlık ücret sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların tahkime elverişli olmadığı şeklinde genelleyici bir yorum yapılmasına neden olmaz. Zira dikkat edilirse burada Yargıtay’ın önem verdiği husus sözleşmenin tüketici sözleşmesi niteliğinde olup olmadığıdır. Dolayısıyla bu niteliği haiz olmayan bir avukatlık sözleşmesinin tahkime elverişli olduğu söylenebilir. Örneğin, bir avukatın hukukî hizmet sunduğu şirketle yaptığı avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık tahkime elverişlidir.

Sonuç olarak, tüketici sözleşmesine konulan tahkim şartının “haksız şart” niteliğinde olduğu, buna ilişkin yapılan tahkim yargılamasında verilen hakem kararının iptal edilmesi gerektiği şeklinde yargı kararların mevcut olduğu göz önüne alındığında, hukuki belirsizliğin yaşanmaması adına tüketici işlemi niteliğindeki avukatlık sözleşmesine tahkim şartı konulurken dikkat edilmesi gerekir.