Notice: Undefined variable: grid_data in /home/u8284090/sen.av.tr/assets/php/function.php on line 84

Prof. Dr. Ersan Şen

Cem Serdar, LL.M.


Notice: Undefined variable: grid_data in /home/u8284090/sen.av.tr/assets/php/function.php on line 84

Dolandırıcılık Suçuna Getirilen Ceza İndirimi (TCK m.158/4)

03.08.2026 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Cem Serdar

16.07.2026 kabul tarihli, 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13. maddesinde yer alan; “(4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.” hükmü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Nitelikli dolandırıcılık” başlıklı 158. maddesine 4. fıkra olarak eklenmiş olup, 31.07.2026 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Burada yeni bir hareket tipi tanımlamış olup, bu hareketi gerçekleştiren kişiye basit veya nitelikli dolandırıcılık suçu için öngörülen cezanın yarısının uygulanması öngörülmüştür.

Yeni hükmün, yalnızca “kartların veya hesapların başkasına verilmesi fiili ile sınırlı olarak” uygulanabileceği bilinmelidir. Hesabın veya kartların başkasına verilmesi ve bu suretle kullandırılması dışında, ayrıca o hesap veya kart üzerinden dolandırıcılık fiilinin işlenmesi halinde, CMK m.158/4 tatbik edilmez.

7598 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 6. fıkrası; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilir ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.” hükmünü ihdas ederek, kesinleşmeyen derdest dosyaları düzenlemiş olup, fail bu kapsamda TCK m.158/4’de yer alan indirimden faydalanmasının yanında, halihazırda kovuşturma aşaması da devam ettiğinden, şartlarını sağlaması durumunda TCK m.168/2’de bulunan etkin pişmanlık indiriminden de ayrıca yararlanabilecektir.

Kesinleşen dosyalar yönünden kanun koyucu farklı bir düzenleme öngörmüştür. 7598 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 7. fıkrasına göre; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesi uygulanmamış hükümlülerden, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilir. Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, bu fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu fıkra hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanır”.

Bu düzenlemeden anlaşıldığı üzere; TCK m.158/4’ün yürürlüğe girdiği 31.07.2026 tarihinden önce m.157 veya m.158’den hüküm giymiş olup da haklarında TCK m.168/2 gereğince etkin pişmanlık uygulanmayanlar bakımından, dosyalarına yansıyan somut fiilleri “banka hesabı veya kartın kullandırılması ile sınırlı” olması halinde, bu kişiler TCK m.158/4 indiriminden doğrudan yararlanmaları yanında, hükmü veren mahkemece hükümlülere ihtar yapılması zorunlu olacak ve bu ihtardan itibaren 6 ay içerisinde hükümlülerin mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen gidermeleri durumunda, kovuşturma aşaması bitmiş olmasına rağmen, haklarında TCK m.168/2 gereği etkin pişmanlık hükümlerinin tatbiki de ayrıca mümkün olacaktır.