Notice: Undefined variable: grid_data in /home/u8284090/sen.av.tr/assets/php/function.php on line 84
Ecem Ağca
Notice: Undefined variable: grid_data in /home/u8284090/sen.av.tr/assets/php/function.php on line 84
Yargıtay Kararı Işığında İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Başvuru Zamanı
20.04.2026 / Stj. Av. Ecem Ağca
Yargıtay[1] tarafından, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi arasında, ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun, dava açma süresinden önce yapılıp yapılamayacağına ilişkin verilen kesin nitelikli kararlar arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu kararı[2] üzerine giderilmesine karar verilmiştir.
Karardaki hukuki sorun, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 350. maddesi uyarınca açılacak ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun, dava açma hakkı doğmadan önce yapılmasının geçerli bir başvuru sayılıp sayılmayacağı ve bu başvurunun dava şartını karşılayıp karşılamayacağıdır.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi[3], ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açmak isteyen kiraya verenin, TBK m. 350 uyarınca kira sözleşmesinin sona ermesini takiben başlayan 1 aylık dava açma süresi içerisinde arabuluculuğa başvurması gerektiğini, dava açma süresi başlamadan önce yapılan arabuluculuk başvurusunun dava şartını karşılamayacağını kabul etmiştir. Somut olayda davacının dava açma süresi başlamadan önce arabuluculuk bürosuna başvurduğu ve her ne kadar süresi içinde dava açmış olsa da, zorunlu arabuluculuk başvurusu usule uygun şekilde yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediği ve davanın usulden reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi[4] ise, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda arabuluculuk başvurusunun mutlaka dava açma hakkı doğduktan sonra yapılması gerektiğine ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığını belirterek, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının yeterli olduğunu kabul etmiştir. Bu doğrultuda, dava şartının yerine getirildiği ve mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi’nin usulden ret kararının kaldırılmasına hükmetmiştir.
İncelemeye konu Yargıtay kararında, kira ilişkisinden kaynaklanan tahliye davalarında zorunlu arabuluculuk başvurusunun bir dava şartı olduğu, ancak bu başvurunun geçerli sayılabilmesi için taraflar arasında hukuken bir uyuşmazlığın doğmuş olması gerektiği vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde, arabuluculuğun bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olduğu, uyuşmazlığın ise ancak kiraya verenin tahliye davası açma hakkının doğmasıyla ortaya çıkabileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda, TBK m. 350 uyarınca belirli süreli kira sözleşmelerinde sürenin sona ermesiyle birlikte; belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayan dava açma süresinden önce yapılan arabuluculuk başvurusunun, henüz doğmamış bir hakka dayanması sebebiyle geçerli bir dava şartı olarak kabul edilemeyeceği ifade edilmiştir. Ayrıca, kiraya verenin dava açma hakkının doğmasından itibaren zorunlu arabuluculuğa başvurulması halinde arabuluculuk sürecinde geçen sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmayacağı, bu nedenle dava açma hakkının kullanım süresi bakımından herhangi bir süre kaybı olmayacağı belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin görüşü doğrultusunda giderilmesine karar verilmiştir.
Sonuç olarak; Yargıtay, TBK m.350 uyarınca açılacak ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun, tahliye davası açma hakkı doğduktan sonra, diğer bir ifadeyle dava açma süresi içerisinde yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Bu kapsamda, dava açma süresi başlamadan önce yapılan arabuluculuk başvurularının dava şartını karşılamayacağı ve bu şekilde açılan davaların, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
[1] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 26.05.2025 tarihli, 2025/1495 E., 2025/3048 K.
[2] Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu, 24.02.2025 tarihli, 2025/3 E., 2025/8 K.
[3] Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 26.12.2024 tarihli, 2024/3188 E., 2024/3486 K.
[4] İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi, 27.03.2024 tarihli, 2024/1098 E., 2024/847 K.


