Blog

Berra Berçik

ARTICLES OF THE AUTHOR
Avukatlara Tekrar Getirilmesi Düşünülen İhbar Zorunluluğu
08.07.2024 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Berra Berçik, Stj. Av. Elif Bengü Aydın

İşbu yazı, avukatlara tekrar temsil ettiği kişiyle ilgili ihbarda bulunma zorunluluğu getirileceğine dair yaygın söylenti üzerine kaleme alınmıştır. Anayasa Mahkemesi (AYM); 18.01.2024 tarihli ve 2021/28 E. 2024/11 K. sayılı kararında, 5549 Saylı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendine eklenen “…, savunma hakkı bakımından diğer kanun hükümlerine aykırı olmamak ve 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35 inci maddesinin birinci fıkrası ile alternatif uyuşmazlık çözüm yolları kapsamında ifa edilen mesleki çalışmalar nedeniyle edinilen bilgiler hariç olmak üzere, taşınmaz alım satımı, sınırlı ayni hak kurulması ve kaldırılması, şirket, vakıf ve dernek kurulması, birleştirilmesi ile bunların idaresi, devredilmesi ve tasfiyesi işlerine ilişkin finansal işlemlerin gerçekleştirilmesi, banka, menkul kıymet ve her türlü hesaplar ile bu hesaplarda yer alan varlıkların idaresi işleriyle sınırlı olmak üzere serbest avukatlar…” ibaresinin iptal talebini incelemiş ve bu hükmü Anayasaya aykırı bularak iptal etmiştir.

Avukatlara Getirilen İhbar Zorunluluğu Hükmünün İptali
24.06.2024 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Berra Berçik, Stj. Av. Elif Bengü Aydın

Anayasa Mahkemesi (AYM); 18.01.2024 tarihli ve 2021/28 E. 2024/11 K. sayılı kararında, 5549 Saylı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendine eklenen “…, savunma hakkı bakımından diğer kanun hükümlerine aykırı olmamak ve 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35 inci maddesinin birinci fıkrası ile alternatif uyuşmazlık çözüm yolları kapsamında ifa edilen mesleki çalışmalar nedeniyle edinilen bilgiler hariç olmak üzere, taşınmaz alım satımı, sınırlı ayni hak kurulması ve kaldırılması, şirket, vakıf ve dernek kurulması, birleştirilmesi ile bunların idaresi, devredilmesi ve tasfiyesi işlerine ilişkin finansal işlemlerin gerçekleştirilmesi, banka, menkul kıymet ve her türlü hesaplar ile bu hesaplarda yer alan varlıkların idaresi işleriyle sınırlı olmak üzere serbest avukatlar…” ibaresinin iptal talebini incelemiştir. İşbu yazımızla, avukatlara getirilen ihbar zorunluluğu hükmünün iptali kararı değerlendirilecektir.

Mobil Uygulamalarda Mahremiyetin Korunmasına Yönelik Tavsiyeler
05.01.2024 / Av. Berra Berçik- Stj. Av. Beyza Kuver- Stj. Av. Aleyna Zorlu

Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun internet sitesinde 22.12.2023 tarihinde “Mobil Uygulamalarda Mahremiyetin Korunmasına Yönelik Tavsiyeler” başlıklı rehber yayımlanmıştır. Rehberde; mobil uygulamalarda mahremiyetin korunmasına yönelik mevcut ve potansiyel risklerin ele alınması ile akıllı telefonlar ve tabletlerde kullanılan mobil uygulamalar aracılığıyla gerçekleştirilen kişisel veri işleme faaliyeti bakımından ilgili kişi ve veri sorumlusu niteliğini haiz aktörlere yönelik genel nitelikli tavsiyelerde bulunulmuştur. İşbu yazımız ile, hayatımızın önemli bir parçasını oluşturan akıllı telefonlar ile tabletlerde kullanılan mobil uygulamalarda dikkat edilmesi gereken hususlar, yayımlanan rehber doğrultusunda ele alınacaktır.

AYM’nin CMK m.141/1-a’da Öngörülen Tazminat Yolunun Tüketilmesine Dair İçtihat Değişikliği
22.11.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Dr. Erkan Duymaz, Av. Berra Berçik

Bu yazımızda; Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu’nun 27.04.2023 tarihli ve 2020/1554 başvuru numaralı Gülseren Çıtak kararında gerçekleştirdiği içtihat değişikliği incelenecektir. AYM bu kararında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.141’de düzenlenen tazminat başvurularının birbiri ile ilişkisi ve bunun “başvuru yollarının tüketilmesi” koşuluna etkisi konusunda yeni bir yaklaşım ortaya koymuştur.

Ceza Yargılamasında Temyize Başvuru Süresi ve Mahkemeye Erişim Hakkı
27.07.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Berra Berçik

Bu yazımızın konusunu; Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddedilmesi üzerine, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasını değerlendiren, 08.03.2023 tarihli ve 2019/42687 başvuru numaralı Hüseyin Volkan Kurt kararı oluşturmaktadır.

CMK m.247/3’ün İptali Kararı Hakkında Değerlendirme
15.05.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Berra Berçik

Anayasa Mahkemesi 22.03.2023 tarihli ve 2022/145 E. 2023/59 K. sayılı kararında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.247/3’de yer alan, “Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkumiyet kararı verilemez.” hükmünün iptali talebini incelemiştir.

Bireysel Başvurularda Verilen İhlal Kararlarının Objektif Etkisi
09.05.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Berra Berçik

Bu yazımızda; Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu’nun 26.01.2023 tarihli ve 2019/33281 başvuru numaralı İbrahim Er kararı çerçevesinde bireysel başvurularda verilen ihlal kararlarının objektif etkisi değerlendirilecektir. İşbu yazıda, sadece AYM’nin ihlal kararlarının objektif etkisi üzerinde durulmuş olup, buna sebep olan ihlal kararı ve yargılamanın yenilenmesi başvurusunun reddine karşı yapılan bireysel başvuru üzerine verilen ihlal kararı ile buna konu somut olayın özellikleri hakkında tartışmaya girilmemiştir.

SEGBİS’in Adil/Dürüst Yargılanma Hakkına Etkileri...
25.04.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Berra Berçik

Bu yazımızda; Anayasa Mahkemesi’nin 08.03.2023 tarihli ve 2019/5577 başvuru numaralı Emre Kunt kararı çerçevesinde, “müdafi yardımından yararlanma hakkı” ile “duruşmada hazır bulunma hakkı” incelenecektir.

Anayasa Mahkemesi Kararı Işığında “Terör Suçu” ve “Terör Suçlusu” Kavramları...
18.04.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Beyza Başer Berkün, Av. Berra Berçik

Bu yazımızda; Anayasa Mahkemesi’nin 26.01.2023 tarihli ve 2021/34231 başvuru numaralı Yunis Karataş bireysel başvuru kararı çerçevesinde, “terör suçu” ile “terör suçlusu” kavramları incelenecektir.

Adil/Dürüst Yargılanma İlkesi Işığında Tanık Sorgulama Hakkı
12.04.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Berra Berçik, Stj. Av. U. Ateş Eskitaşcıoğlu

Bu yazımızda; Anayasa Mahkemesi’nin 08.02.2023 tarihli ve 2019/39608 başvuru numaralı Yusuf Fil kararı ışığında, tanık sorgulama hakkı, adil/dürüst yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilecektir. Başvurunun konusu; yapılan yargılama sonucu silahlı terör örgütü üyesi (FETÖ/PDY) olma suçundan hakkında 9 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edilen başvurucunun, yargılama sırasında karara esaslı şekilde etki eden aleyhe tanık beyanlarının mahkeme huzurunda dinlenilmemesi ve başvurucunun tanığa soru sorma hakkının kullandırılmaması sebebiyle adil/dürüst yargılanmadığı iddiası oluşturmaktadır.

Şeref ve İtibarın Korunması Hakkının Etkili Başvuru Hakkı Kapsamında Değerlendirilmesi
07.04.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Berra Berçik

Bu yazımızda, Anayasa Mahkemesi’nin 28.12.2022 tarihli ve 2016/14513 başvuru numaralı İ.D. ve Diğerleri kararı incelenecektir. Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu; internet içeriklerine erişimin engellenmesi yönündeki taleplerinin reddedilmesi nedeniyle şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkin altı başvuruyu birleştirerek incelemiştir.

7092 sayılı OHAL Kararnamesinin Kabulüne Dair Kanun’un İptal Edilen Hükümleri
07.04.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Berra Berçik

Anayasa Mahkemesi 09.11.2022 tarihli ve 2018/86 E. 2022/133 K. sayılı kararıyla, 7092 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un;

Silahların Eşitliği İlkesi Işığında Usuli İmkan Eşitsizliği
29.03.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Berra Berçik, Stj. Av. U. Ateş Eskitaşçıoğlu

Bu yazımızda Anayasa Mahkemesi’nin 01.02.2023 tarihli ve 2020/2395 başvuru numaralı Murat Ergan kararı ışığında silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin adil/dürüst yargılanma hakkına kapsamında değerlendirilmesi incelenecektir.

Kişisel Verilerin Aksiyon Kameralarıyla İşlenmesinin GDPR ve KVKK Kapsamında Değerlendirilmesi
24.03.2023 / Av. Berra Berçik, Stj. Av. Şevval Ergün

Vücuda takılan kameralar gibi giyilebilir teknolojiler, mobil yapıları nedeniyle veri koruma açısından spesifik bir zorluk teşkil etmektedir. Vücuda takılan bir kamera, kullanıcıyı, yoldan geçenlerin kişisel verilerini yakalama olasılığı yüksek olan bir mobil gözetim sistemine dönüştürmektedir. Bu tür bir teknoloji, mikrofonlar ve/veya yüz tanıma teknolojisi ile birleştirildiğinde, veri koruma kaygısının artmasına neden olmaktadır. Ayrıca, video kaydı cihazın kendisinde veya bir harici diskte saklanıyorsa, kişisel verilerin kaybolması veya çalınması gibi ek bir risk de vardır.

Terör Örgütüne Üye Olma Suçunun Geniş Yorumlanması Sorunu
01.02.2023 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Berra Berçik

Anayasanın 38 ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2. maddelerinde güvence altına alınan “suçta ve cezada kanunilik” ilkesi, kişi hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınabilmesi için hangi fiillerin suç teşkil ettiğinin kanunda açık bir şekilde düzenlenmesini gerektirmektedir. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m.7 ile de “suçta ve cezada kanunilik” ilkesi güvence altına alınmaktadır.

Süre Tutum Dilekçesi ve Mahkemeye Erişim Hakkı ile AYM′ye Başvuru Süresinin Azlığı
12.11.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Stj. Av. Berra Berçik

Bu yazımızın konusunu; Anayasa Mahkemesi’nin, istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddedilmesi üzerine, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasını değerlendiren, 14.09.2022 tarihli ve 2019/12803 başvuru numaralı İhsan Yücel ve Necmiye Anaç kararı oluşturmaktadır.

Belirleyici Delilin Tanık Beyanı Olması ve Tanığı Sorgulama Hakkı
30.10.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Stj. Av. Berra Berçik

Bu yazımızda; tek veya belirleyici delilin tanık beyanı olduğu durumlarda adil/dürüst yargılanma hakkı kapsamında korunan tanık sorgulama hakkına ilişkin riayet edilmesi gereken usuli güvenceler, mahkeme kararları çerçevesinde incelenecektir.

CMK m.193/2 ve Suçsuzluk/Masumiyet Karinesi
14.10.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Stj. Av. Berra Berçik

Anayasa Mahkemesi 08.09.2022 tarihli ve 2021/118 E. 2022/98 K. sayılı kararında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.193/2’de yer alan, “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.” hükmünün iptali talebini incelemiştir.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu′nda İptal Edilen Hükümler
22.09.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Stj. Av. Berra Berçik

Anayasa Mahkemesi, 20.09.2022 tarihli ve 31959 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.09.2022 tarihli ve 2022/54 E. 2022/99 K. sayılı kararında; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m.54/a ile m.65/a’nın 9 numaralı alt bendine yer alan “ile öğrencilerin” ibaresinin, “...disiplin işlemleri...” ve “…ile ilgili hususlar...” yönünden Anayasaya aykırı olduğu itirazını incelemiştir.

AYM Kararı Çerçevesinde Mülkiyet Hakkının Yatay Etkisi
10.09.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Stj. Av. Berra Berçik

Bu yazımızda; Anayasa Mahkemesi’nin 25.05.2022 tarihli ve 2018/36546 başvuru numaralı Gülsün Giley kararı çerçevesinde mülkiyet hakkının yatay etkisi incelenecektir. Başvurunun konusunu; temsil yetkisini kötüye kullanan vekil tarafından gerçekleştirilen taşınmaz satışı işlemine istinaden alıcı adına yapılan tescilin iptali istemi ile açılan davada, hukuka aykırı karar verildiğinden bahisle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiaları oluşturmaktadır.

Zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersinde Takdirin Sınırı
10.08.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Stj. Av. Berra Berçik

Bu yazımızda; Anayasa Mahkemesi’nin 07.04.2022 tarihli ve 2014/15345 başvuru numaralı kararı incelenecektir. Başvurunun konusunu, öğrencinin din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muafiyet imkanı bulunmaması nedeniyle ebeveynlerin eğitimde ve öğrenimde dini ve felsefi inançlarına saygı gösterilmesini isteme hakkının ihlali iddiası oluşturmaktadır.

Fiyat İstikrarı Komitesi Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin İptali
19.08.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Stj. Av. Berra Berçik

Öncelikle belirtmeliyiz ki; Anayasa Mahkemesi, hukukilik denetimini aşarak serbest piyasa düzeninde Fiyat İstikrarı Komitesi kurulamayacağına dair bir karar vermemiş, konuyu hukukilik denetimine uygun şekilde ve Cumhurbaşkanının hazırlayıp çıkarma yetkisine sahip olduğu eski kanun hükmünde kararnamelerin yerine geçen Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin konu sınırları kapsamında inceleyip karar vermekle yetinmiştir. Anayasa Mahkemesi yetki aşımında bulunmadığı gibi, yasama ve yürütme organlarının yetki alanlarına da müdahale etmemiştir.

HAGB Çerçevesinde Müsadere Kararının Hukuki Sonuçları
18.06.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Beyza Başer Berkün, Stj. Av. Berra Berçik

11.06.2022 tarihli “HAGB Kararı ile Birlikte Verilen Müsadere Kararının İnfazı” başlıklı yazımızda; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve müsadere kararı verildiği durumda, müsaderenin derhal infazına başlanmasını mülkiyet hakkı çerçevesinde değerlendiren Anayasa Mahkemesi’nin iki kararı incelenmiş olup, bu yazıda ise Anayasa Mahkemesi’nin görüşü doğrultusunda mülk kavramı kısaca değerlendirildikten sonra, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, müsaderesine karar verilen eşyanın akıbeti incelenecektir.

7410 sayılı Kanun ile 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da Yapılan Değişiklikler
16.06.2022 / Av. Nur Zeynep Şen, Stj. Av. Berra Berçik

15 Haziran 2022 tarihli ve 31867 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7410 sayılı Kanun ile çeşitli kanunlarda değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerden bazıları 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da yapılmıştır.

HAGB Kararı ile Birlikte Verilen Müsadere Kararının İnfazı
11.06.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Av. Beyza Başer Berkün, Stj. Av. Berra Berçik

Anayasa Mahkemesi; 07.10.2021 tarihli ve 2018/1879 başvuru numaralı Ahmet Yavaşer kararında, müsadere kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştirilmesiyle birlikte infazı nedeniyle mülkiyet hakkının ihlali iddiasını, 20.06.2019 tarihli ve 2015/6164 başvuru numaralı Süleyman Başmeydan kararı çerçevesinde incelemiştir. Bu yazımızda, iki karar birlikte incelenerek değerlendirme yapılacaktır.

Sınır Dışı Edilme ve Kötü Muamele Yasağının İhlali
14.05.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Stj. Av. Berra Berçik

Anayasa Mahkemesi; 13.04.2022 tarihli, kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasını incelediği kararlarında , başvurucuların ileri sürdükleri risklere ilişkin somut dayanak koyamamaları ve ihlal iddialarının savunulabilir olmaması gerekçesiyle, başvuruları “açıkça dayanaktan yoksun” bularak kabul edilemez olduğu sonucuna ulaşmıştır.

Menkul Satış Sözleşmelerine Getirilen Dövizle Ödeme Yasağı
13.05.2022 / Av. Nur Zeynep Şen, Stj. Av. Berra Berçik

19.04.2022 tarihli ve 31814 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 2008/32-34 sayılı Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2022/32-66 sayılı Tebliğ ile yürürlüğe giren yeni değişiklikle, Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri menkul satış sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin döviz üzerinden ödenmesi yasaklanmıştır.

Anayasa Mahkemesi’nin CMK m.308A’nın Birinci Cümlesini İptal Kararı
26.04.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Stj. Av. Cem Serdar, Stj. Av. Berra Berçik

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A maddesinin, Anayasanın 2., 10., 13. ve 16. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’nde itiraz (somut norm denetimi) yoluna başvurmuş, Anayasa Mahkemesi de 26.01.2022 tarihli, 2021/48 E. ve 2022/7 K. sayılı kararında oybirliğiyle CMK m.308/A’nın ilk cümlesinde yer alan hükmün iptaline karar vermiştir.

KVKK Tarafından Verilen İdari Para Cezaları ve Öngörülebilirliği
14.04.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Stj. Av. Berra Berçik

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 18. maddesinde 4 bent olarak düzenlenen kabahat fiillerinin karşılığında verilen idari para cezası alt ve üst sınırları, 2022 yılı itibariyle; aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunda 13.391-TL ile 267.883-TL, veri güvenliğine ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda 40.179-TL ile 2.678.863-TL, Kişisel Verileri Koruma Kurulu′nun kararlarının yerine getirilmemesi durumunda 66.965-TL ile 2.678.883-TL ve veri sorumluları siciline kayıt ve bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket edilmesi durumunda 53.572-TL ile 2.678.863-TL aralığında belirlenmiştir.

TCK ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
23.03.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Stj. Av. Cem Serdar, Stj. Av. Berra Berçik

Türk Ceza Kanunu ve diğer bazı kanunlarda yeni düzenleme ve değişiklik yapılmasını öngören, Ak Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi grupları tarafından ortak şekilde hazırlanan Kanun Teklifi 16 Mart 2022 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu. Kanun Teklifi incelendiğinde; ilk bakışta, Teklifin kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve sağlık çalışanlarının özlük haklarına ilişkin düzenlemeler içerdiği görülmektedir.

İddianamenin Savcıya Açıklatılmasının Hukukiliği
22.03.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Stj. Av. Berra Berçik

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.170/2 uyarınca cumhuriyet savcısı; soruşturma aşamasında toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde kamu davasını açabilmek için iddianame düzenlemek zorundadır.

Gizli tanık beyanı tek başına kuvvetli suç belirtisi oluşturabilir mi? AYM’nin Rıza Barut kararı üzerine kısa bir değerlendirme
22.02.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Dr. Erkan Duymaz, Stj. Av. Berra Berçik

17.02.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin Rıza Barut bireysel başvuru kararı (B. No: 2020/14339, 28.12.2021) hukuk dünyasında ciddi tartışmalara yol açtı. Yalnızca gizli tanık beyanlarına dayanılarak hakkında örgüt üyeliği suçu kapsamında tutuklama kararı verilen yerel bir siyasetçi tarafından yapılan bu başvuruda AYM, başvurucunun suç işlediğini gösteren kuvvetli belirtilerin bulunmadığı gerekçesiyle Anayasanın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Ancak kararın tartışma yaratan yönü AYM’nin ilkesel olarak gizli tanık ifadesinin tek başına tutuklama kararına dayanak oluşturabileceğini kabul etmesi oldu. Gizli tanık beyanlarının tutuklama aşamasında suç şüphesini gösteren kuvvetli belirti olarak kabul görmesi yeni bir durum olmamakla birlikte, Mahkemenin önceki kararlarında gizli tanık ifadeleri her zaman için başka delillerle desteklenmekteydi. Dolayısıyla; Rıza Barut kararında AYM tarafından yapılan belirlemeler, bu alanda ilk olma özelliğini taşımaktadır. Bu kısa yazımızda sırasıyla gizli tanık ifadesinin tutuklama tedbiri bakımından delil değeri mevcut Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi içtihadı ışığında incelenecek, AYM’nin Rıza Barut kararında ortaya koyduğu ilkeler açıklanacak ve bu yeni içtihat hakkında değerlendirmeler yapılacaktır.

Erişimin Engellenmesi Hakkında AYM Pilot Kararı
24.01.2022 / Prof. Dr. Ersan Şen, Stj. Av. Berra Berçik

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 27.10.2021 tarihli kararında; 2018/14884 başvuru numaralı Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. ve Diğerleri başvurusunda ileri sürülen, internet haber sitelerinde yayımlanan haberlere sulh ceza hakimlikleri tarafından erişimin engellenmesi kararı verilmesi nedeniyle ifade ve basın özgürlükleri ile etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddialarını değerlendirmiştir.